Ağustos 2009 içindeki 44 yayından en yeni 31 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Ağustos 2009 içindeki 44 yayından en yeni 31 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

Erken Boşalma Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Erken Boşalmanın Tedavisi

Erkeklerin karşılaştığı başlıca cinsel sorunlardan biri olan erken boşalmanın tedavisi, erken boşalma genellikle fiziksel bir nedenden kaynaklanmadığı için, çeşitli tekniklerin kullanılması ile boşalma refleksinin kontrol altına alınması ile gerçekleşir.

Erken boşalmanın kontrolünün öğrenilmesi teknikleri şeklinde tedavi ifade edilebilir. En sık kullanılan yöntem "Dur-Başla" tekniğidir. Erkek, ilişki esnasında orgazm olacak seviyeye gelince durur ve bekler. Bunu 2-3 kez boşalmadan tekrarlar ve sonuncusunda boşalır.

Bu yönteme bir süre devam edilince boşalma kontrol edilebilir duruma gelir, ilişki süresi uzar ve alınan haz artar. Erken boşalmanın önüne geçmenin başlıca yöntemi ise meşru ilişkidir. Evlilik, cinsel hayatı düzene sokmasının yanında, pek çok cinsel sorunun da çözülmesine yardımcı olmaktadır.

Erken boşalmanın nedeni ne ise tedavi de ona göre şekillenecektir. Psikolojik tedavinin yanı sıra ilaç tedavisi ve bazı durumlarda ameliyat gerekebilir. Doktorunuza danışmayı ve doktorunuzun teşhis ve tedavisine uymayı ihmal etmeyin.

Erken Boşalma Nedir ve Nedenleri Nelerdir?

Erken Boşalma Nedir?

Daha cinsel ilişkinin başındayken ve eş orgazm olmadan boşalmaya erken boşalma durumudur. Genellikle, boşalma ilişkinin ilk 5 dakikası içinde olursa erken boşalma olarak kabul edilebilir.

İlişkinin ilk dakikası içerisinde olan boşalma orta derecede erken boşalma olarak kabul edilir. İlişkinin ilk saniyelerinde meydana gelirse "ileri derecede erken boşalma" durumu vardır.

En sık karşılaşılan cinsel sorunlardan biri olan erken boşalma her yaştan erkeğin ortalama %25-%40'ında görülebiliyor.

Bazı erkekler için erken boşalma sorunu sürekli olabiliyor, bir kısmında ise bazı dönemlerde meydana geliyor. Her erkek hayatında en az bir kez erken boşalma sorunu ile karşılaşıyor.

Erken Boşalmanın Nedenleri Nelerdir?

Öncelikli nedeni genellikle psikolojiktir. Pek çok erkekte karşılaşılan bir durumdur. İlk cinsel ilişkide ve cinsel ilişkiye bir süre ara verildikten sonraki ilk birleşmede erken boşalmak normal kabul edilebilir, fakat durum süreklilik arz ediyorsa erken boşalma sorunundan söz edebiliriz. Böyle bir durumda, yani erken boşalmanın süreklilik gösterdiği hallerde uygun tedavi ve önleyici tedbirler ile sorunun üstesinden gelinebilir.

Başlıca erken boşalma nedenleri düzensiz cinsel ilişki, gerginlik, heyecan, stres, depresyon olabilir.

Evli çiftlerde, düzenli cinsel ilişki oranı arttığı ve stres, aşırı heyecan gibi olumsuz etkiler olmadığı için, erken boşalma çok daha az görülür. Evli çiftler, ilişkilerini salt cinsellik üzerine kurmadıkları için cinsel ilişkiden daha fazla keyif alma şansına sahiptir. Ayrıca, eşler birbirini tanıdıkça, zamanla daha güzel vakit geçirebilmektedirler. Bu açıdan sevgi ile kurulmuş bir yuva kişilerin hem ruhsal, hem bedensel hem de cinsel açıdan mutlu olmaları için çok faydalıdır.

Etiketler: erken boşalma, erken boşalmanın nedenleri, erken boşalma neden olur,

Hızlı Kilo Vermeye Çalışmak Zararlı


Yaz aylarında tatil planları ile beraber zayıflama daha ince bir bedene sahip olma arzusunu da artırıyor. Bu nedenle diyetisyenlere başvuranların sayısı da çoğalıyor. Kış aylarındaki hareketsizlik ve beslenme alışkanlıkları ile alınan fazla kilolar havaların ısınmasıyla hızlı bir şekilde verilmek isteniyor.

International Hospital Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Dilek İrkin, hızlı zayıflamanın kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Dilek İrkin'in verdiği bilgiye göre hızlı kilo vermek sağlıklı olmadığı gibi verilen kilolar kısa zaman içinde geri alınıyor. Ancak buna rağmen hızlı kilo verme isteği, kişileri sağlıksız diyet programlarına ya da bitkisel adı altında pazarlanan ilaçlara sevk ediyor.

Kısa sürede zayıflama isteği, birtakım sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Çabuk ve büyük kilo kayıpları, yağ dokusu yerine, ağırlıkla kas dokusu ve su kaybı ile olduğundan, verilen kiloların geri alınması da hızlı oluyor. Bununla birlikte kas kaybına karşın egzersizle bir destekte bulunulmuyorsa, ciddi vücut deformasyonları oluşuyor.

Özellikle yaz ayında hızlı kilo vermek için yapılan çok düşük kalorili diyetler, sıvı kaybıyla oluşan elektrolit kaybı nedeniyle tansiyon dengesizlikleri, halsizlik ve güç kaybı gibi sağlık sorunlarına yol açıyor.

Tek tip diyetler, kilo kaybının sadece su kaybı olduğu diyetler, "yağ yakıcı" adı altında pazarlanan metabolizmayı hızlandırma amacıyla kullanılan prepatlar vücut dengesini bozuyor. Bu durumda verilen kilolar kalıcı ve sağlıklı olmuyor. Bu nedenle zayıflama planı yapılırken gerçekçi hedefler koymak, diyet sürecinin sağlıklı olmasında birinci prensip. Diyette başlamadan önce sağlık kontrolleri yaptırılarak en uygun programın belirlenmesi gerekiyor.

Diyet, egzersiz programı ile desteklenecekse, yapılacak egzersize göre de bazı sağlık kontrolleri yapılması ve bilinçsizce spor yapılmasının önüne geçilmesi gerekiyor.

Etiketler: zayıflama yanlışlıkları, diyet, hızlı zayıflama, hızlı zayıflamaya çalışmak zararlı

Zayıflama Haplarının Kullanımı Konusunda Uyarılar


Zayıflama haplarının çok çeşitleri var ve hangilerinin güvenilir olduğundan kendiniz emin olamazsınız.

Çevrenizdeki kişilerin tavsiyeleriyle , internetten araştırarak bu hapları kullanmak sizi tehlikeye sokabilir.

Özellikle fazla kilo sorunu olmayan ve bunu yine de kafaya takan kişiler kullandığı zaman
tehlikenin boyutu daha da artabilir. Aşırı kilo kayıpları ve ilaçların olumsuz yan etkikleri bunlardan olabilir.

Bitkisel olarak birçok zayıflama hapı var ve bunları kendi kafamıza göre gidip eczanelerden almak yerine mutlaka uzman doktorlara danışmalıyız.
Eğer gerekliyse zaten onlar size sağlık bakanlığının onaylı zayıflama ilaçlarından verebilirler.
Belki doktorlar size hiç bu haplara iytiyacınız olmadığını birkaç aylık bir düzenli beslenme ve spor reçetesi önererek bu sorununuzu çözebilirler.

İnsanlar genellikle ya spordan ve diyetlerden fayda göremediklerinde ya da daha hızlı ve kısa sürede zayıflamak istediklerinde bu zayıflama haplarına yöneliyorlar ancak doğuracağı kötü sonuçları da göze alarak bu haplardan bilinçsizce kullanılmamalıdır.
Sağlığınıza önem veriyorsanız bu tür sorunlarınızı kendiniz çözmek yerine mutlaka bir uzman doktora veya diyetisyene başvurmanızı öneriyorum.

OMEGA 3 'ün Sağlıktaki Önemi, Omega 3 Hangi Besinlerde Bulunur


OMEGA 3'ÜN SAĞLIĞIMIZ İÇİN NASIL FAYDALARI VARDIR...


Anne ve Çocuk Sağlığındaki Önemi

Omega-3 yağ asitleri, anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimine yardımcı olur.
  • Bebeğin beyin ve retina gelişimini destekler,
  • Erken doğum riskini azaltır,
  • Hamilelik süresinin ve bebeğin doğum ağırlığının artırılmasını sağlar,
  • Doğum sonrası depresyondan korunmayı sağlar,
  • Çocuğun matematik zekasının geliştirir, okuma, telaffuz ve yazma beceresini artırılmasını sağlar.
Zihin Sağlığındaki Önemi
  • Depresyon tedavisini destekler,
  • Bunama ve Alzheimer hastalığı riskinin azaltmasına yardımcı olur,
  • Ruh hali, konsantrasyon, bellek, dikkat ve davranış bozukluklarına karşı yardımcı olur,
  • Saldırganlık azaltmaya ve sakinleştirmeye yardımcı olur,
  • Mizaç, tepkisellik ve kişilik üzerinde olumlu etkiler yapar.
Göz Sağlığı İçin Önemi

Omega 3 alımı gözlerde yaşa başlı olarak oluşan sarı nokta hasarlarını azaltmaktır.
Omega 3 yağ asitlerinin eksikliğinde, retinada görme fonksiyonu azalır.

İskelet Sistemimiz İçin Faydaları Neler

Kemiklerde kalsiyum toplanmasını yardımcı olarak onların güçlenmesini sağlar.
Eklem iltihabı ve kıkırklara zarar veren enzim aktivitelerinin azalmasına yardımcı olur.
Eklemlerde hassasiyet ve sabah sertliğinin azalmasını sağlar.

Kalp ve Dolaşım Sistemi İçin Faydaları Neler
  • Kalp damar hastalığı riski olanların veya bu hastalığı taşıyanların kalp sağlığını korumaya yardımcı olur,
  • Damar sertliği oluşumunun yavaşlatır,
  • Trigliseritlerin kandaki oranının düşürülmesine yardımcı olur,
  • Kalp hastalıklarında kötü kolesterolün azaltılıp iyi kolesterolün artırılmasını sağlar,
  • Kalp krizi sonrası felç, ikinci bir kalp krizi ve ölüm riskinin azaltır,

PEKİ OMEGA-3 HANGİ BESİNLERDE BULUNUR:

Soğuk sularda yaşayan yağlı balıklarda (somon balığı),
Orkinos tipi ton balığı, uskumru, sardalya, hamsi gibi balık türlerinde

VE

Keten tohumu yağı , Ada çayı yağı , Kivi , Perilla, Semizotu
Ceviz, badem, fındık, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, çörek otu yağı, kanola yağı, soya yağı, tatlı patates, marul, lahana, brokoli ve diğer yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.

omega 3, omega 3 hakkında bilgi, omega3 hangi hastalıklara iyi gelir, omega 3 hangi besinlerde bulunur,omega 3 ün insan sağlığı için önemi

Reflünün Nedenleri Neler?



Mide asidinin, anormal bir şekilde yukarı doğru çıkarak yemek borusuna ve boğaza gelmesi durumunda oluşan reflüyü uzmanlar modern toplum hastalığı olarak niteliyor.

Reflünün beslenme düzeninin değişimiyle bağlantılı olduğunu ifade eden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Dursun Buğra, “Günümüzde daha çok fast food, hızlı yemek yeme alışkanlığı, kötü yağlarla yapılan gıdaların tüketimi, aşırı çay, kahve içilmesi, kola, soda, bira gibi gazlı içeceklerin tüketilmesi, sigara alışkanlığının artması reflüye zemin hazırlar. Tüm bunlar mideden yukarıya doğru asit kaçışını kolaylaştırıcı etkenlerdir” dedi.

Kötü beslenme alışkanlığı nedeniyle kiloların da artmaya başladığını belirten Prof. Dr.Dursun Buğra “Kilonun biriktiği yer ise en sıklıkla karındır. Karında biriken fazla kilolar, yağ artışı midenin basıncını artırır, dolayısıyla mide içindeki yüksek basınçtan, daha düşük basınçlı yemek borusuna doğru hem asidin hem de gıdanın kaçışı kolaylaşmış olur ve bunlar da reflüyü kolaylaştıran etkenlerdendir” diye konuştu.

İLAÇ TEDAVİSİ ETKİ ETMEDİĞİ TAKDİRDE CERRAHİ GİRİŞİMLER YAPILABİLİR

Reflü tedavisinde sıklıkla kullanılan yöntemin ilaç tedavisi olduğunu belirten Prof. Dr. Buğra, tek başına ilaç tedavisinin de yeterli olmayacağını hastanın da yardımının gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Dursun Buğra, yaşam tarzının mutlaka değiştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Kişinin kilo alımı, kötü beslenme, gazlı içecekleri içme, kahve ve sigara gibi olumsuz etkenlerden vazgeçmesi gerekir” dedi.

Geceleri baş tarafın yükseltilmesi ve asit önleyici ilaçlarla hastalığın yüzde 90’ının tedavi edilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Buğra, “Tedaviden sonra yakınmaları tekrar ortaya çıkanlarda ya da ilaç tedavisinden hiç yarar görmeyenlerde ise cerrahi girişimler yapılabilir” diye konuştu.

www.maranki.com adresinden alınmıştır

reflü nedir, reflünün nedenleri nelerdir, reflu hastalığı

Ender Saraç'tan Zayıflatıcı Bir Diyet


Eğer belirli bir bölgenizden (basen, göbek...) zayıflamak istiyor fakat bunu başaramıyorsanız umutsuzluğa düşmeyin. Böyle bir isteği ancak özel diyetlerle gerçekleştirebilirsiniz.

Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz.

Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz.

Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir.

Bu programı 3 hafta uygulayın, 21'inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.

Mekik hareketi

Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Sopalı hareket


Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.

Bel kasları için mekik

Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.

Haftanın tek günleri bunları yiyin (diğer günler serbest !)

Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).

Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından yukarda anlatıldığı gibi 15-20 dakika spor.

Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.

Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali

Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.

Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derisiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).

Ara (saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi.

Ara (saat 17.30): 1 adet yeşil elma.

Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.

Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar
- Kolalı, şekerli içecekler
- Kızartma
- Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)
- Alkol (özellikle bira)
- Beyaz un
- Beyaz şeker
- Doğum kontrol hapları
- Aşırı gündüz uykusu
- Çikolata
- Yağlı çerezler
- Cips

Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin

Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak.

Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam yemeği mümkün olduğunca erken yenilecek.

Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.

ender saraç diyet,ender saraç zayıflatan diyet, ender saraç sağlıklı diyet,ender saraç diyet önerileri

Suyun Sağlığımız ve Yaşamımız İçin Önemi Nedir?



Suyun Sağlığımız ve Yaşamımız İçin Önemi Nedir?

  • İnsan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli ihtiyaçtır.
  • Su insan vücudunun ortalama % 50 - 60’ını oluşturur.
  • Suyun vücutta bulunma yüzdesi yaşa ve cinsiyete göre %45–70 arasında değişkenlik gösterir.
  • Çocuklarda vücut su yüzdesi yüksek olur ve bu miktar yaş ilerledikçe düşer.
  • Vücuttaki suyun ortalama % 60’ı hücre içinde bulunup, %40’ı da hücre dışı sıvıda bulunur.
Suyun insan vücudu üzerinde pek çok önemli görevi bulunuyor.Bunlardan en başlıcaları;
  1. Vücut ısısını dengeleme,
  2. Solunuma yardımcı olma,
  3. Besinlerin sindirim ve emilim sırasında hücrelere taşınması,
  4. Sindirimin tamamlanmasını takiben atıkların boşaltılması,
  5. Vücutta bulunan elektrolitlerin taşınması,
  6. Cilt ve deri sağlığında olumlu etkilerinin bulunması
VÜCUTTA BULUNAN SUYUN KAYBEDİLMESİ SONUCUNDA NE GİBİ DURUMLAR GÖZLENİR?

%1 su kaybı ile susuzluk hissi, vücut ısısında düzeninin bozulması, performans azalması görülür.
%2 su kaybı ile vücut ısısının artması, susuzluk hissinde artış olur.
%3 su kaybı ile aşırı susuzluk hissi, vücut ısı düzenin ciddi oranda bozulması meydana gelir.
%4 su kaybı ile fiziksel performans %20-30 oranlarında düşer.
%5 su kaybı ile baş ağrısı, baş dönmeleri, yorgunluk ve uyku hali, mide bulantıları görülür.
%6 su kaybı ile aşırı halsizlik, uyuşukluk, titreme meydana gelebilir.
%7-8 su kaybı ile bayılmalar gerçekleşebilir.
%10 su kaybı ile bilinç kaybı meydana gelir.
%12-20 su kaybı ise hayati önem taşımakta; ölüm gerçekleşebilir.

suyun yaşamımız için önemi, su ne kadar önemli, aşırı su kaybında oluşan durumlar, su ve sağlık, suyun sağlığımız için önemi

Genel Sağlık Sigortası İle Sahip Olduğumuz Haklar Neler?



Sağlık Kuruluşu Seçme Hakkı

Tüm Genel Sağlık Sigortalıları ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, sağlık hizmeti sunucuları arasından, genel sağlık sigortasıyla ilgili diğer madde hükümlerine uymak şartıyla istediğini sağlık kuruluşunu seçme hakkına sahiptir. Yani dileyen GSS’li dilediği hastaneye dilediği ZAMAN gitme hakkına sahiptir.
  • Sağlık Bakanlığı’na bağlı tüm kamu sağlık kuruluşları SGK ile sözleşmelidir. İşte bu hastanelerden dilediğinize dilediğiniz zaman tedavi amacıyla gidebilirsiniz.
  • Üniversite hastaneleri de kamu kurumu olması hasebiyle SGK ile sözleşmelidir ve bu hastanelere de dilediğiniz zaman gitme hakkına sahipsiniz.
  • Özel hastaneler SGK ile sözleşme imzalayıp imzalamamakta serbesttirler, yani dileyen hastane veya özel sağlık kuruluşu SGK ile GSS kapsamında sözleşme imzalayabilir. Sözleşme imzalamış olan özel sağlık kuruluşlarından da dilediğinize dilediğiniz zaman gitme hakkınız var.
Kamu Hastaneleri Ücretsiz

Aşağıdaki kamu sağlık kuruluşlarına gittiğinizde tek kuruş muayene-tetkik-tedavi parası ödemezsiniz. Tüm kamu sağlık kurum ve kuruluşları size bedava olduğu gibi birinci basamak resmi sağlık kuruluşları için SGK fatura bazında sizin için ödeme yapmaz, yani birinci basamağa giderseniz hem size hem de SGK’ya bedavaya getirmiş olursunuz.


Birinci basamak resmi sağlık kuruluşları


Aşağıda sayılanlara siz de para vermezsiniz, SGK’da para vermez.
**Kamu idareleri bünyesindeki kurum hekimlikleri, sağlık ocağı, verem savaş dispanseri, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi, sağlık merkezi ve toplum sağlığı merkezi ile Sağlık Bakanlığı ile aile hekimliği sözleşmesi yapmış aile hekimleri, 112 acil sağlık hizmeti birimi, üniversitelerin medikososyal birimleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin birinci basamak sağlık üniteleri.

İkinci basamak resmi sağlık kurumu

Aşağıda sayılanlara gittiğinizde sizin cebinizden para çıkmaz ama SGK’nın cebinden sizin her muayeneniz ve ileri derecede tetkik-tahlilleri için para çıkar.
**Eğitim ve araştırma hastanesi olmayan devlet hastaneleri ve dal hastaneleri ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri, entegre ilçe hastaneleri, Sağlık Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri, tıp fakültelerinin bulunduğu ilin dışında yer alan uygulama ve araştırma merkezleri (üniversite hastaneleri) ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve araştırma hastanesi olmayan hastaneleri, belediyelere ait hastaneler ile kamu kurumlarına ait tıp merkezi ve dal merkezleri.

Üçüncü basamak resmi sağlık kurumu

Aşağıda sayılanlara gittiğinizde sizin cebinizden para çıkmaz ama SGK’nın cebinden sizin her muayeneniz ve ileri derecede tetkik-tahlilleri için bir önceki basamama göre daha çok para çıkar.

**Eğitim ve araştırma hastaneleri, özel dal eğitim ve araştırma hastaneleri, üniversite tıp fakültelerinin bulunduğu ilde kurulu sağlık uygulama ve araştırma merkezleri (üniversite hastaneleri) ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri ve üniversitelerin diş hekimliği fakülteleri, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı tıp fakültesi hastanesi ile eğitim ve araştırma hastaneleri…

İSTİSNAİ SAĞLIK HİZMETLERİ

Ayrıca kamu hastaneleri İstisnai Sağlık Hizmeti olarak öngörülen iş ve işlemler için de sizden ilave para isteyebilirler. Bu hizmetler;

1-Prostata lazer veya plazmakinetik tedavisi (Neodymium, Potasyum Titanil Fosfat Laser (Greenlight), Holmiyum, Diod Laser,vb.)

2-Koroner arter hastalığında kullanılan ilaçlı stent

genel sağlık sigortası şartları, gss, genel sağlık sigortası kanunu, genel sağlık sigortası ile sahip olduğumuz haklar

Günlük Olarak Nasıl Beslenmeliyiz? Kalori İhtiyacımız Nedir?




Günlük beslenmeniz nasıl olmalı, neler yemelisiniz. Bu durum sizin cinsiyetiniz, yaşınız, boyunuz, kilonuza göre değişir.

Günlük kalori ihtiyacınız ne olmalı ve bunu hangi besinlerden elde edebilirsiniz. Bunun için çözeceğiniz test burada

Doğum Tarihinize Göre "Hangi Gün Doğduğunuzu" Öğrenin

Aşağıdaki sağlık testinden doğum tarihinizi girerek haftanın hangi gününde doğduğunuzu öğrenebilirsiniz.

Teste Gitmek İçin Tıklayın

İdeal Kilo Testi İçin Buraya Tıklayın

Boyumuza Göre İdeal Kilomuz Ne Olmalıdır?



Sağlıklı bir kişide kilo ve boy dengeli olmalıdır. Kilonuz ve boyunuz arasındaki ilişkinin dengeli olup olmadığını bir diyetisyene gidip öğrenebilirsiniz.

Aşağıdaki testte boy ve kilonuzu girdikten sonra zayıf mısınız, kilolu musunuz , yoksa ideal kilonuzda mısınız öğrenebilirsiniz.

Testi Yapmak İçin Buraya Tıklayın

Çıkan sonuca göre hareket edebilirsiniz ancak yine de siz kendinizde büyük sorun olduğunu düşünüyorsanız doktora başvurmanız en iyisidir.

Ne Çeşit Sağlık Testleri Vardır?

Sağlığınızı kontrol etmeniz amacıyla bazı testler var. Bunlardan bazıları aşağıdakiler. Örneğin "İdeal Kilo Testi" ile boyunuz ve kilonuzun orantılı olup olmadığını öğrenebilirsiniz.


sağlık testleri, sağlık testi, sağlıkloı yaşam testleri, kilo testi

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Neler



Sağlık Bakanlığı
'nın sitesinden aldığımız bilgilere göre temel sağlık hizmetleri

SAĞLIK BAKANLIĞININ TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ HAKKINDA YAPTIĞI YENİ GÜNCELLEMELER İÇİN BU ADRESE BAKABİLİRSİNİZ.

temel sağlık hizmetleri, sağlık bakanlığı temel sağlık hizmetleri listesi, saglik.gov.tr temel sağlık hizmetleri

Sağlık Bakanlığı Sitesi: "www.saglik.gov.tr"



Sağlık Bakanlığı İletişim Bilgileri İçin Tıklayın

Bakanlık Yönetim Teşkilatı

Sağlık Bakanlığı Web Sitesine Gitmek İçin Buraya Tıklayın

sağlık bakanlığı, tc sağlık bakanlığı, www.saglik.gov.tr, sağlık bakalığı saglik.gov.tr

İzmir Sağlık Müdürlüğü Sitesi: "www.ism.gov.tr"




İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Sitesine Gitmek İçin Buraya Tıklayın

İzmir Sağlık Müdürlüğü Telefon bilgileri

Sağlık Müdürlüğü Yönetim Kadrosu

izmir il sağlık müdürlüğü, ism.gov.tr, www.ism.gov.tr, izmir sağlık müdürlüğü iletişim numaraları

Ankara Sağlık Müdürlüğü Sitesi: "www.asm.gov.tr"



Ankara Sağlık Müdürlüğü Sitesine Gitmek İçin Buraya Tıklayın


Ankara Sağlık Müdürlüğü İletişim Bilgileri:

Adres:
Ankara İl Sağlık Müdürlüğü
Bağdat C. No:16 Macunköy
Yenimahalle/ ANKARA
Ek Bina : OSTIM

Telefon:
+90 312 385 97 00
Faks:
+90 312 385 97 20

Bu adresteki formu doldurarak da iletişime geçebilirsiniz.


Ankara Sağlık Müdürlüğüne bağlı hastanelerin listesine bakmak için bu adrese gidiniz.

Ankara Sağlık Müdürlüğü Sitesine Gitmek İçin Buraya Tıklayın

Bursa Sağlık Müdürlüğü Sitesi : "www.bsm.gov.tr"



Bursa Sağlık Müdürlüğünün
Sitesine Gitmek İçin Buraya Tıklayın


Sağlık Müdürlüğünden Telefonlar

Birim Adı Oda No Dahili Telefon
Kanser Kayıt Merkezi 201 1110 -1445 - 1419
Hasta Hakları İl Koordinatörlüğü 306 1302
Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)
1012 - 1013
Bilgi Edinme Birimi 211 1472
Kalite Birimi 308 1468
Disiplin Bürosu 209 1213
İletişim Merkezi - 364 06 14 - 364 06 16
Akıl Ve Ruh Sağlığı Şubesi - 225 27 19
Sağlık Ocakları Şubesi 314 1315 - 1439
Çevre Sağlığı Ruhsat Birimi 315 1317
İzin / Rapor 317 1444
Çevre Sağlığı Şikayet Birimi 304 1304
Çevre Sağlığı Gıda Birimi 302 1306
Çevre Sağlığı Evrak Kayıt Birimi / Piyasa Denetim ve Gözetimi 303 1307
Çevre Sağlığı SU / Emisyoni 316 1521
Yataklı Tedavi Hizmetleri Şubesi 306 1303 - 1421
Ağız Ve Diş Sağlığı Şubesi 301 1301
Özel Tanı - Tedavi Merkezi Şubesi 211 1215 - 1472
Tahakkuk Birimi 212 1216
Muhasebe Birimi 213 1217 - 1218 - 1471
Kadro Terfi 202 1203
Sicil / İzin Rapor 203 1104 - 1204
Personel Şubesi 205 1206 - 1207 - 1505
Arşiv Odası - 1019
Evrak Kayıt Odası Z-11 1014 - 1518
İlaç ve Eczacılık Şubesi 116 1117
Sıtma Laboratuarı 112 1113
Sıtma Birimi 115 1116
Frengi - Lepra / Epidemiyoloji Brimi 115 1114
Aşı Birimi 107 1108 - 1430
Fuhuşla Mücadele Birimi 111 1112
Ana Çocuk Sağlığı Ve Aile Planlaması Şubesi 106 1107 - 1466
Eğitim Şubesi 102 1103 - 1456
Bilgi İşlem Birimi Z-09 1010 - 1011 - 1012
İstatistik Şubesi 201 1200 - 1419
Vezne / Tahakkuk Odası 113 1411
İnşaat Bürosu Z-05 1002 - 1003 - 1429
İdari Mali İşler Bürosu Z-03 1004 - 1005
Fotokopi Odası Z-06 1008
Ayniyat / Ambar Odası Z-12 1015 - 1460
Satın Alma Z-02 1410 - 1412 - 1413
Döner Sermaye Birimi Z-05 1408 - 1432
Danışma - 1000 - 1405
Sürücü Odası - 1017
Teknisyen Odası - 1018 - 1492
Sivil Savunma Uzmanı Z-01 1001
Poliklinik 105 1105 - 1106
Web Bürosu 312 1313
Özel Kalem 206 1208 - 1209
Halk Sağlığı Laboratuarı - 221 24 57 - 221 24 99
Bölge Tamirhaneler Müdürlüğü - 368 72 89 - 368 72 90
Merkez Laboratuarı - 1476 - 1477


Bursa Sağlık Müdürlüğü, 2008 verilerine göre, aşağıdaki linklerde ayrıntılarını bulabileceğiniz bağlı kuruluşlarda çalışan personeli ile 2.272.655 nüfusa sağlık hizmeti götürmektedir.

Hastane ve Sağlık Merkezleri
Entegre İlçe Hastaneleri
Sağlık Ocakları / Sağlık Evleri
Ana ve Çocuk Sağlığı Merkezleri
Verem Savaşı Dispanserleri
Halk Sağlığı Laboratuarları

bursa sağlık, bursa sağlık müdürlüğü, bsm.gov.tr, bursa sağlık müdürlüğü telefonlar, önemli telefonlar

İstanbul Sağlık Müdürlüğü Sitesi: "www.istanbulsaglik.gov.tr"

İstanbul Sağlık Müdürlüğü Sitesine Gimek İçin Tıklayın


İstanbul Sağlık Müdürlüğünün Geçmişi
Cumhuriyet'in kurulmasından önce Sıhhiye Umum Müdürlüğü olarak hizmet veren, İstanbul Sağlık Müdürlüğü, Cumhuriyet'in kurulması ile birlikte Cağaloğlu Kazım İsmail Gürkan Caddesi No: 9'daki 7-8 Hasan Paşa Konağı'nda Sıhhat ve İçtimai Muavenet Müdürlüğü olarak hizmete başladı.

İstanbul'da artan nüfus ve gelişen teknolojiye paralel olarak sağlık teşkilatı da aynı hızla büyüdü. Cumhuriyet'in ilk yıllarında külliyelerden hastanelere dönüştürülen kurumlar, Sağlık Müdürlüğü'nün koordinasyonu ve denetiminde büyük kuruluşlar haline geldiler. Günümüzde İstanbuldaki sağlık kuruluşları birer sağlık merkezi haline gelerek dünya standartlarında bazı noktalarda ise dünya standartlarının üzerinde tesislere dönüştüler.

Dr.Abdulhak Adnan Adıvar, 1915 'de Sıhhiye Umum Müdürlüğü yaptığı yıllarda bir müzenin gerekliliğine inanmış ve bu amaçla hem ressam hem de hekim olan Sıhhiye Müfettişi Dr.Hikmet Hamdi'yi bu göreve getirmiştir. Böylece sağlık müzesi için ilk hazırlıklar başlamıştır. Dr.Hikmet Hamdi'nin yağlı boya tabloları, bilgi verici levhalar ve alçı modeller yeterli sayıya ulaşınca o günlerde Müdafaa-i Milliye Cemiyeti'nin içinde olduğu Divanyolu'ndaki binanın iki oda bir salonu Sağlık Müzesi için ayrılarak halka açılma hazırlıkları tamamlanmıştır ve 23 Temmuz 1918'de açılışı, Sıhhiye-i Umumiye Müdürü Esad Paşa tarafından yapılmıştır. 1960'lı yıllara kadar İstanbul'da her ilkokulun defalarca ziyaret ettiği, halkın çok iyi tanıdığı Sağlık Müzesi işlevini yavaş yavaş kaybetmiştir. 1988-1989 yılları arasında açılan bir ihale ile onarıma girmiş ve ardından Sağlık Grup Başkanlığı ve Kuduz Merkezi olarak işlev görmüştür. 2002 yılında tekrar onarıma alınmıştır ve bu tarihten itibaren Sağlık Müdürlüğü ek hizmet binası, Eminönü Sağlık Grup Başkanlığı, Eminönü Merkez Sağlık Ocağı ve Eminönü Halk Sağlığı Laboratuvarı olarak hizmet vermektedir.

İstanbul Sağlık Müdürlüğü 1993 yılından bu yana, Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü'ne ait Peykhane Caddesi No: 10'daki yeni binasında hizmet vermektedir. Ancak, bu binanın fiziki yetersizliği nedeni ile bazı şubeler halen Kazım İsmail Gürkan Caddesi No:9'daki 7-8 Hasan Paşa Konağı'nda hizmet vermeye devam etmektedir. Her iki binada toplam 505 personel görev yapmaktadır.

İstanbul kendi nüfusunun yanısıra, ülkenin tamamından, özellikle ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına hasta başvurusu almaktadır. Böylece İstanbul'un sağlık kurumlarının hitap ettiği hasta sayısı katlanarak artmaktadır. Ayrıca son yıllarda özellikle Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinden eğitim hastanelerine hasta başvuruları olmaktadır. İstabul'un sağlık konusunda cazip bir merkez haline gelmesindeki en büyük etken, hastane ve hizmet kalitesinde sağlanan kapasite ve nitelik artışıdır.

Bu bağlamda İstanbul Sağlık Müdürlüğü'nün temel amacı, tedavi kurumları ve birinci basamak sağlık kuruluşlarında verilecek sağlık hizmeti kalitesinin arttırılması ve hizmet sunan kurumların kolay ulaşılabilir olmasıdır. Ayrıca, ayaktan tanı ve tedavi merkezlerinin kalite ve niteliğinin artırılması çalışmaları da devam etmektedir.

Hızlı ve kaliteli sağlık hizmetini insan merkezli olarak sunmak, sunulan hizmetin kalitesini artırmak ve hizmetin ulaşılabilirliğini sağlamak tüm Sağlık Müdürlüğü çalışanlarının temel hedefidir.

www.istanbulsaglik.gov.tr

İstanbul Sağlık Müdürlüğü Sitesine Gimek İçin Tıklayın

istanbul sağlık müdürlüğü, ,istanbulsaglikgov, istanbulsaglik.gov.tr, www.istanbulsaglik.gov.tr

Diş Sağlığını Korumak İçin Gerekli Besinler Neler?

Diş sağlığımızı korumak için hangi besinleri tüketmeliyiz, Dişlerimiz için faydalı besinler ve bitkiler nelerdir...



Kereviz: Kereviz dişleri iki yolla korur. Kereviz ekstra çiğnemeyi gerektiren bir yiyecektir. Bu ekstradan tükürük salgılamayı sağlar, bu da çürüklere neden olan bakterileri etkisiz kılar. Buna ilaveten lifli ya da sert yapıdaki doğal yiyecekler dişetlerine masaj yapar ve diş aralarını temizler.

Peynir: Peynir dişler için birden çok yarar sağlar. İlk olarak ağzın PH dengesini ayarlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda çürüklere karşı koruyup, yeni çürükler oluşmasını engeller. Özellikle şekerli gıdalar alındıktan sonra yenilecek bir parça peynir, şekerin dişleri çürütme etkisini giderme açısından son derece önemli.

Yeşil Çay; Yeşil çayda bulunan katesin maddesi ağızdaki bakterilerin yok olmasına yardımcı olurken aynı zamanda kansere karşıda etkili olur. Dolayısıyla ağız kanserlerine karşıda etkili bir maddedir. Bu madde aynı zamanda kötü ağız kokusuna neden olan bakterileri de ağızdan uzaklaştırmaya yardımcı olur.

Kivi: Vitamin C eksikliği dişetleri hassaslaştırabilir, bakterilere karşı daha dirençsizleştirebilir. Bu durumda da periodontal rahatsızlığa yakalanabilirsiniz. Bu durumla karşılamamak için yeterince C vitamini almalısınız ve bunun için kiviyi seçebilirsiniz, çünkü kivi diğer meyvelere göre daha fazla vitamin C içerir.

Yoğurt: Kalsiyum açısından zengin olan yoğurdun dişlere olan faydaları saymakla bitmez. Kalsiyum periodontal rahatsızlığı olan kişilerdeki diş kökleri iltihaplı cep sayısını azaltır. Kalsiyum, periodontal rahatsızlık dolayısıyla oluşmuş sallantılı ve gevşek dişleri iyileştirmede yardımcı olur. Kalsiyum, diş kayıplarını önlemeye yardım eder. Eğer sizde diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan yiyecekleri tercih edin.

Maydanoz: Ağız kokusuna neden olan yiyecekleri tükettikten sonra biraz maydanoz çiğnemek hoş bir ağız kokusuna sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede ise kötü ağız kokusu maydanoz sayesinde hoş bir kokuya dönüşür.

Çilek: Çilek dişlere ve dişetlerine iyi gelir. Aynı zamanda diş taşlarından doğal yöntemle kurtulmanın formülünü taşımaktadır. İçinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir. Diş taşlarının oluşumunu engeller.

Kuru Yemişler: Kuru yemişler ve çekirdekler dişi kaplayarak bakterilere karşı koruyucu bir tabaka oluşturan doğal yağlar içerirler. Bu yağlar diş minesinin güçlenmesine yardımcı olarak çürümelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlar ve çekirdekleri de kalsiyum içerir.

Elma: Elma, kabukla yenilmesi bir yandan dişlerin kuvvetlenmesini sağlarken, diğer yandan da içerisindeki maddelerle dişleri temizler. Elma, havuç gibi meyveleri ısırarak yenilmesi tavsiye edilir.

Balık: Balığın içeriğindeki fosfor, kemik ve diş dokusunun teme maddelerinden bir tanesidir. Bunlarda dişleri sertleştiren fosfor bulunmaktadır. Dolayısıyla daha sağlıklı dişler için haftada bir kez balık tüketilmelidir.

diş sağlığını koruma, dişler için faydalı besinler, dişlere fadyalı bitkiler, dişlerimizi korumak için ne yemeliyiz

Mantarlar Hakkında Çok Önemli Bilgiler...



Zehirli Mantarlara Dikkat

Yanlış bilgiler sonucu tüketilen zehirli mantarlar ölümcül sonuçlar doğuruyor.

Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı (RSHM) Doç. Dr. Mustafa Ertek, zehirli mantarları zehirsizlerden ancak uzmanların ayırabildiğini belirterek, halk arasındaki, ''yoğurtla yenen mantar zehirlemez'', ''pişirilen mantarda zehir yok olur'' gibi yanlış inanışlar sonucu tüketilen zehirli mantarların, böbrek ve karaciğer yetmezliği, hatta ölüme kadar gidebilen olumsuz sonuçlara yol açtığına dikkati çekti.

Ertek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sonbaharın gelişiyle her yıl olduğu gibi mantar zehirlenmelerinde büyük artış olduğunu, Ulusal Zehir Danışma Merkezine son 2 ayda 147 mantar zehirlenmesi başvurusu yapıldığını bildirdi.

Halk arasındaki, ''yoğurtla yenen mantar zehirlemez'', ''pişirilen mantarda zehir yok olur'' gibi yanlış inanışlarla tüketilen zehirli mantarların, böbrek ve karaciğer yetmezliği, hatta ölüme kadar gidebilen olumsuz sonuçlara yol açtığı uyarısında bulunan Ertek, halk arasında ''hiçbir bilimsel değeri bulunmayan'' şu inanışların bulunduğunu açıkladı:

-Yoğurtla yenen mantar zehirlemez.

-Pişirilen mantarda zehir yok olur.

-Mantarın zehri, sirkeli ve tuzlu suda kaynatılarak alınır.

-Kurutulmuş mantar zehirlemez.

-Çayırlarda yetişen mantarlar zehirli değildir.

-Koparıldığında rengi değişmeyen mantar zehirsizdir, iç kısmı mavileşirse zehirlidir.

-Ağaçlardaki mantarlar zehirsizdir.

-Zehirli mantar gümüş kaşıkla pişirilirse, kaşık kararır.

-Salyangozlar zehirli mantar yemez.


Zehirlenme vakalarına özellikle Marmara, Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde rastlandığını anlatan Ertek, şöyle konuştu:

''Sonbahar ve ilkbahar aylarında görülen yağışlardan sonra doğada yetişen mantarlar bilinçsiz kişilerce tüketiliyor. Ülkenin hangi bölgesinde yetişirse yetişsin, doğadan toplanan mantarlar kesinlikle tüketilmemelidir. Çünkü, zehirli mantarları zehirsizlerden ancak uzmanlar ayırabilir. Normal bir vatandaş bunları asla birbirinden ayıramaz.''

BELİRTİLER

Zehirlenme belirtilerinin mantardaki zehrin niteliğine göre değiştiğini, belirtilerin bazı türlerde 2 saat, bazılarında ise 6 saatte ortaya çıktığını belirten Ertek, ''Belirtilerin 2 saat içinde ortaya çıkması hafif, 6 saat içinde ortaya çıkması ise ağır bir zehirlenme olduğunu gösterir. Ağır seyreden mantar zehirlenmelerinde koma ve sonuçta ölüme kadar giden sonuçlar görülebilir'' uyarısını dile getirdi.

Ertek, 2 saat içinde kendisini gösteren hafif zehirlenmelerde sersemlik, uyku hali, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, nabızda artış, ağızda metal tadı,bulantı ve kusma ile terleme belirtilerinin görülebileceğini kaydetti.

Ertek, mantar tüketildikten 6 saat sonra gelişen ağır zehirlenme türünde ise bulantı, kusma, ishal, ateş, nabız artışı, karın ağrısı, karaciğer ve böbrek bozuklukları ile bu organlarda yetmezliğe kadar gelişen sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini bildirdi.

''114 ULUSAL ZEHİR MERKEZİNİ ARAYIN''

Mantar zehirlenmelerinde tedavinin genellikle bulgulara yönelik olduğunu kaydeden Ertek, ağır vakalarda ise sadece RSHM'nden temin edilebilen ''antidot'' (panzehir) kullanıldığını söyledi.

Mantar zehirlenmesi şüphesi taşıyanların ya da böyle bir vakayla karşılaşan hekimlerin ''114'' Ulusal Zehir Danışma Merkezi'nden bilgi alabileceklerini vurgulayan Ertek, ''Mantar zehirlenmelerinde her yıl büyük bir artış yaşanması nedeniyle daha geniş kesimlere ulaşmak için hazırladığımız broşürleri de illere yolladık. Vatandaşlarımız bunlardan da yararlanabilirler. Ayrıca başkanlığımızın internet sitesinden mantar zehirlenmeleriyle ilgili bilgilere ulaşılabilir'' diye konuştu.

''KÜLTÜR MANTARLARI RAHATLIKLA TÜKETİLEBİLİR''

Sık sık ''kültür mantarlarının tüketilmesinde sakınca olup olmadığı'' sorusuyla da karşılaştıklarını belirten Ertek, bu mantarların zehir içermediğini ancak hijyenik koşullarda üretilmiş olmaları gerektiğine dikkati çekti. Ertek, aksi halde besin zehirlenmesiyle karşı karşıya kalınabileceği uyarısında bulundu.

mantarlar hakkında,zehirli mantar nasıl anşlaşılır,mantar zehirlenmeleri,mantarlar hakkında yanlış bilinenler,mantar resimleri,mantar bilgileri,hangi mantarlar yenir,kültür mantarları yenir mi,çayır mantarları zehirli mi,

Cilt Lekeleri Nasıl Önlenir, Cilt Lekelerinin Tedavisi...



Yazın tadı bir başka oluyor. Deniz, kum güneş, hafif giyisiler.. Ancak her güzelliğin de bir cefası muhakkak oluyor. Bunlardan biri de ciltteki lekelerin koyulaşması...

Güneş koruyucu kullanımındaki yetersizlik, koruyucuları sık sık tekrarlamama, yazın cildi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı yaz aylarında lekelerin artmasına neden oluyor. Lekelerin koyulaşması, uzmanlara başvuran hasta sayısının sonbaharda artmasına sebep oluyor.

Ancak korkmayın! Cildinizin lekesiz olmasını ve canlı görünmesini sağlamak yine sizin elinizde. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökhan Okan neler yapabileceğinizi bir bir anlattı...

Cildin lekesiz ve daha canlı görünmesini sağlamak için A vitamini, hidrokinon, arbutin, meyve asitleri, kojik asit, fitik asit, azelaik asit, C vitamini gibi maddelerden yararlandıklarını ifade eden Dr. Okan, şunları söyledi:

“Sonbahar ayları peeling için uygun zamandır. Yaz boyunca ciltte oluşan ölü deri artıkları, mat görüntü peeling ile uzaklaştırılır, cilt renginde açılma gözlenir. Peeling işlemi derinlik seviyesine göre hafif, orta, derin olmak üzere sınıflandırılır. Yüzeysel peeling ya da diğer ismiyle hafif peeling işleminde genellikle alfa hidroksi asitler, beta hidroksi asitler ve Jessner solüsyonu tercih edilir.”

PEELİNG ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

* Yüzeysel Peeling:
Hafif derecede olan lekeler, ince kırışıklıkların giderilmesi ve çok yüzeyel akne izleri için kullanılır. Peeling işlemi sonrası yara iyileşme süresi kısadır. Kişinin günlük aktivitelerinde kısıtlamaya çok fazla neden olmaz.

* Orta Peeling: Orta şiddetde olan akne izlerinin giderilmesinde, derideki pürüzlerin ortadan kaldırılmasında, ince kırışıklıkların giderilmesinde ve uygun vakalarda lekelerin açılmasında kullanılan peeling çeşitidir. En sık TCA (Trichloro acetic acid) tercih edilir. Orta peeling yüzeysel peelinge göre daha etkili olup daha iyi sonuçlar elde edilmektedir. Tercih edilecek TCA yönteminde asidin derinin hangi tabakasına ulaşıldığının bilinmesi olası komplikasyon riskini en aza indirmektedir. Yara iyileşme süresi yaklaşık bir haftadır.

Derin Peeling:
Derin kırışıklar ve derin akne izlerinde tercih edilen peeling çeşididir. En sık fenol(phenol) tercih edilir. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Yara iyileşme süresi diğer peeling çeşitlerine göre daha uzundur. Peeling sonrası yara bakımı çok önem taşımaktadır. Açık tenli kişilerde özellikle tercih edilir.

CİLDİ SOYMAK RİSKLERİ AZALTIYOR

* Peeling öncesi cildi peelinge hazırlayan ürün kullanımı soyma işleminin etkilerini artırmakta, işlem sonrası gelişebilecek olası riskleri azaltmaktadır.
* Soyma işlemi mutlaka dermatolog yada estetik cerrah gözetiminde uygulanmalıdır.
* Güneş koruyucu kullanımı soyma işlemi sonrası çok önemlidir.
* Hatta kullanılacak fondöten ve nemlendiricilerin bile güneş koruyucu içermesine dikkat edilmelidir.
* Peeling işleminin sıklığı bireyin cilt yapısı ve yapılan peeling yönteminin çeşidine göre belirlenir.

NEMLENDİRİCİYE DİKKAT: DOĞRU SEÇİM HER ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ

Yazın bitimiyle birlikte kişiler kullandıkları cilt bakım ürünlerinde değişiklik yapmalıdır. Kullanılacak cilt temizleyicilerinin ve nemlendiricilerin kişinin cilt yapısına uygun olması gerekir.

* Karma ve kuru cildi olan kişiler alkol içermeyen temizleyici ve tonikleri tercih etmelidir.
* Yoğun nemlendiriciler ve nem maskeleri kuru cildi olan kişilerin, su bazlı, non komedogenik nemlendiriciler ise karma ve yağlı cilt yapısına sahip kişilerin kullanması gereken cilt bakım ürünleridir.
* Güneşin zararlı etkileri tüm yıl boyunca devam ettiğinden, dışsal yaşlanmaya sebep olan en önemli faktörün güneş ışınları olduğu kabul edildiğinden, güneş koruyucu kullanımına sonbaharda da devam edilmelidir. Kullanılacak koruyucu yaza göre daha düşük faktörlü olabilir.
* Yaz aylarında cilt lekelerinde koyulaşma gözlenir. Güneş koruyucu kullanımındaki yetersizlik, koruyucu sürülmesini tekrarlamama, yazın cildi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı lekelerin artmasına sebep olur.

Mide Ağrısının Nedenleri , Tedavi Yöntemleri



Bilinçsiz ilaç kullanımının mide hastalıklarına neden olabiliyor, mide hastalıklarının tedavisinde de doğru ilacın, gerekli olan süre kullanımının büyük önem taşıyor.

Mide hastalıkları, tüm dünyada en yaygın hastalıklar grubunda.

Mide hastalarının genelde : "Ne yesem şişiyorum, midem ağrıyor, yanmam var, yediklerim ağzıma geliyor veya gaz ve şişkinlik hissediyorum, geğirmem var" gibi şikayetleri oluyor.

Mide hastalıklarının çoğu muhtemelen gıdalarla, çevresel faktörlerle, stresle, hormonsal faktörlerle veya bilmediğimiz besinlerde olan alerjenlerle meydana gelen hastalıklar olabiliyor.

Mide hastalıkları ile doktora başvuranların genelde, ''mide zarının iltihabı'' anlamına gelen gastrit ve mide şikayetleri oluyor, gastritle gelen hastaların çoğu, erken tokluk hissi, şişkinlik, gaz, yanma gibi şikayetleri oluyor.

Gastritin başka nedenleri arasında alkol ve benzeri maddeler ile ilaçları da var. Özellikle bazı ilaçların midede yüzeysel yaralara, ülsere, 12 parmak bağırsağında ülsere yol açabiliyor.

HEKİM TAVSİYESİ OLMADAN KULLANMAMALISINIZ...


12 parmak bağırsağında yara açan ilaçlar var. İlaç kullanan mide hastalarının bir kısmı, bazen kanamayla doktora bavuruyorlar. İlk belirti kanama olabiliyor. Sindirim sistemi kanaması. Bu kanama ya ağızdan kan şeklinde ya dışkıda siyahlaşma veya katran gibi dışkı şeklinde olabiliyor. Özellikle romatizma ilaçları ve ağrı kesiciler bilinçsizce, hekim tavsiyesi olmadan kullanılmamalı.

Ülser tedavisinde veya mide hastalıkları tedavisinde kullanılan 'h2 reseptör blokeri' denilen ilaçlar veya 'proton pompası inhibitörü' denilen ciddi asit salgısını baskılayan ilaçlar çok ciddi ilaçlar.
Mutlaka hekim tavsiyesiyle alınması gerek ve ilaç kullanılırken de hekim gözetiminde olmak gerekir. Özellikle yaşlıların bu tip ilaçları kullanması sakıncalı olabilir. Asit salgısını düşürmek, bazen bakteri gelişimine yol açabilir. O nedenle böyle bir durumda hastayı gözetiminde tutan hekimin yönlendirmesi gerekir. Bilinçsiz ilaç kullanımı mide hastalıklarına neden olabiliyor. Bu nedenle mide hastalıklarının tedavisinde doğru ilacın gerekli olan süre kullanımı büyük önem taşıyor.

Unutkanlığı Önlemek İçin Neler Yapılmalıdır, Unutkanlık Hastalığı Tedavi Yöntemleri




İlk önce söyleyebileceğim, eğer unutkanlığınız hakkında endişeleniyorsanız, bir doktora başvurun. Ayrıca belleğinizi canlı tutacak, unutmayı engelleyecek birçok şey de yapılabilirsiniz.

Bir hobiniz olsun, zamanınızı arkadaşlarınızla geçirin. İyi ve sağlıklı beslenin. Egzersiz yapın. Bu aktiviteler gerçekten sizi daha zinde tutacak ve sağlam beyninizin ışıl ışıl yardımcı olacaktır.

Belleğinizi güçlendirmeniz için...

- Yeni beceriler öğrenin.
- Sosyal topluluklarda ve okullarda gönüllü olarak çalışın.
- Mümkün olduğu kadar vaktinizi arkadaşlarınızla ve ailelerinizle geçirin.
- Ajanda kullanın, liste yapmak ve not tutmak gibi belleğe yardımcı yöntemler kullanın.
- Cüzdanınızı, anahtarlarınızı ve gözlüklerinizi her gün hep aynı yere koyun.
- Dinlenmenize dikkat edin.
- Egsersiz yapın, iyi ve sağlıklı beslenin.
- Alkol almayın.
- Kendinizi depresyonda hissederseniz profesyonel bir yardım alın.

unutkanlık, unutkanlık nasıl önlenir, aşırı unutkanlık tedavisi, unutkanlık hastalığını azaltmak için yapılması gerekenler

Radyasyondan Koruyan Bitki "KAKTÜS"



Radyasyondan korunmak için bilgisayarınızın yanına bir tane kaktüs koymanız yeterli..


Bilgisayar monitöründen yayılan radyasyonu azalttığı söylenen kaktüs için bilgisayar kullanıcıları çiçekçilere akın ediyor. Kaktüs satışlarının arttığını belirten çiçekçiler, talebi karşılamakta zorlanıyor.

PC’NİN YANINA KOYUN

Bilgisayar kullananların yüksek oranda radyasyona maruz kaldığı ve kaktüsün bu radyasyonu emdiği söylentileri çiçekçilere akın başlattı. İstanbul ve Ankara'da çok sayıda bilgisayar kullanıcısı çiçekçilere giderek kaktüs satın aldı.

SATIŞLAR PATLADI

Araştırmacıların kaktüs bitkisinin bilgisayar yanına koyulduğunda radyasyonu kendine çektiği açıklamaları üzerine satışlarının arttığına dikkat çeken Mustafa Duman, "Haberlerin basında yer almasının ardından kaktüs satışlarında büyük oranda artış oldu. Birçok çeşidi olan kaktüslerimizi çeşidine ve büyüklüğüne göre 5 ila 10 YTL arasında satıyoruz" dedi.

radyasyonu öneleyen bitki, radyasyondan koruyan bitki, kaktüs radyasyondan koruyor, kaktüs radyasyonu önler mi

Ayvanın Faydaları-Ayva Hangi Hastalıklara İyi Geliyor


İşte AYVANIN faydaları:

1-Damar sertliğini önler.

2-Karaciğer tembelliğine iyi gelir.

3-Ayva şurubu ishali ve dizenteriyi keser. Mideye ve bağırsaklara kuvvet verir.

4-Tansiyonu düşürür.

5-Safrayı tedavi eder.

6-Bronşite, öksürüğe ve vereme faydalıdır. Çekirdekleri kaynatılıp suyu içilirse göğsü
yumuşatır.

7-Çekirdeklerinden yapılan merhem, dudak ve meme çatlaklarında, ekzamalarda kullanılır. Çekirdekleri kaynatılıp suyu içilirse göğsü yumuşatır.

8-Ayvanın yaprağını yakıp kül olmadan söndürüp iyice dövüp göze çekilirse çok faydalıdır.

9-Çiçeği baş ağrısını geçirir, kalbe, beyne iyi gelir.

10-Ayva suyu kabızlığı giderir.

11-Çiçeği bal ile pişirilip emzikli anneye verilirse sütü bollaşır.

12-Yemekten önce yenilirse kabızlık, sonra yenirse ishal yapar.

ayvanın faydaları, ayva hangi hastalıklara iyi gelir, ayva hakkında bilgiler

Zerdeçal Bitkisinin Faydaları Neler: "kansere ve birçok hastalığa faydası var"



İşte zerdeçal bitkisinin bazı faydaları:

* Zerdeçal en etkin ve yaygın kullanılan antioksidanlardan biridir

* Zerdeçalın enfeksiyon etkisi : Yapılan araştırmaların sonunda zerdeçalın lekotiren, prostoglandin, tümör, nekroze edici faktör ve interlokin-12 gibi iltihap oluşturan maddelerin ortaya çıkışını geciktirerek hafiflettiğini göstermiştir

* Zerdeçal solunum yollarına iyi gelir : Antienflamatuar ve antioksidan etkileri ile üst solunum yolları, astım, bronşit ve sinüzite çok iyi gelir

* Zerdeçal kansere iyi gelir : Zerdeçalın aktif maddesi curcumin hem kanserin korunmasını sağlar hem de bazı kanserlerde tedavi edici olarak kullanılır.tümör hücrelerinin üremesini engeller ve toksik yan ürünlerini azaltır.

* Zerdeçal Alzheimer hastalığına iyi gelir : Antioksidan ve antienflamatuar etkisi ile Alzheimer hastalığına gidişi engeller.ayrıca beta amiloit plakalarının gelişimini yavaşlattığını göstermiştir

* Zerdeçalın iyi geldiği diğer hastalıklar : Katarak oluşumu,karaciğer hastalıkları,felç gibi hastalıkların tedavisinde olumlu etkisi vardır.

zerdeçal nedir, zerdeçal hakkında bilgi, zerdeçal bitkisinin faydaları, zerdeçal hangi hastalıklara iyi geliyor

Cinsel Gücü Artıran Bir Sebze:" Karnabahar"

Türk erkekleri cinsel güçleri ile övünür ve onu daha da artırmak için yollar arar. Beslenmeye dikkat etmek önemli bir yol. Örneğin Karnabahar bitkisi cinsel gücünüzü artırıyor.




Karnabaharın diğer faydaları da var...

Karnabahar birçok rahatsızlığa iyi geliyor. İçinde barındırdığı fosfat, potasyım, demir, E vitamini, protein, A, C, B1 ve B2 vitaminleri ile kalsiyum bayanları göğüs kanserine karşı koruyor. Ayrıca içinde bulunan indol-3 ile sinirler güçlenir, beyin fonksiyonları desteklenir ve cinsel preformansı artırıyor

Uzmanlar karnabaharı buharda pişirerek yemenizi öneriyor. Uzmanlara göre bu sebze kilo kontrolüne de yardımcı oluyor.

cinsel gücü artıran bitkiler, karnabahar cinsel gücü artırıyor, karnabaharın faydaları, cinsel güç nasıl arttırılır

Kış İçin Pekmezin Faydaları

Kışın bol bol enerjiye ihtiyacımız olacak ve enerji kaynağı olan pekmez tüketmenizde fayda var. Ayrıca ben pekmezin birçok hastalık için iyi olduğunu düşünüyorum. Tabiki doğal olarak yapıldıysa ve katkıları yoksa faydası olur.



Bizim köyde yapılan pekmezleri hatırlıyorum, armuttan yapılırdı ve içerisinde bir sürü armut çeşidi vardı. Şimdi bu kadar çeşit armutun karşısmasıyla oluşan pekmez nasıl şifa kaynağı olmasın?

Enerji ihtiyacı olan kişilerin pekmezi mutlaka tüketmesi gerekiyor.

Pekmez, büyüme çağındaki çocuklar, sporcular, gebe ve emzikli kadınlar ile kışın soğuk ortamda çalışmak zorunda kalanlar için eşsiz bir gıda maddesidir.

Armut, üzüm, dut, keçiboynuzu, incir gibi meyvelerin kaynatılmasıyla elde edilen pekmez, yüksek oranda karbonhidrat içeriyor. Barındırdığı B1, B2 vitaminleri ile demir, kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi minerallerden dolayı kan yapıcı, iştah açıcı ve enerji verici özelliği de var. Enerji ihtiyacı olan kişilerin pekmezi mutlaka tüketmesi gerekiyor.

200 gram pekmezin, kalori açısından 1150 gram süte, 300 gram ekmeğe veya 350 gram ete eşdeğer.

Ellerin Terlemesinin Nedenleri, Eller Niçin Terler?


Elleriniz sürekli terlediği için insanlarla tokalaşmaktan çekiniyorsanız, parfüm işe yaramıyorsa dikkat!



Elleriniz sürekli terlediği için insanlarla tokalaşmaktan çekiniyorsanız. Koltuk altlarınız terlediğinde ter ya da koku önleyici ne kullansanız fayda etmiyorsa ve yalnız sıcak ortamlarda değil; gün içinde de devamlı olarak terlediğinizi düşünüyorsanız, bu durum aşırı terleme sorununuzun habercisidir ve mutlaka bir uzmandan yardım almanız gerekir.

Terleme
insan vücudunun ısısını sabit tutmaya yarayan fizyolojik bir olaydır. Terin buharlaşması ile ısı kaybedilir ve vücut ısısının sabit kalması sağlanır. Bir günde salgılanan ter ortalama 100 cc’dir, aşırı efor ve sıcakta bu rakam saatte 1,5 litreye çıkabilir.

Vücudumuzdaki ter bezi sayısı 2-3 milyon kadardır ve en fazla ter bezi avuç içinde bulunur. Terin içeriği; su, sodyum, klor, potasyum, üre gibi maddelerden oluşur; içindeki organik madde miktarının artması terin kötü kokmasına neden olur. Terlemeyi artıran normal durumları şöyle sıralayabiliriz; ortam sıcaklığının artması, efor yapılması, aşırı heyecanlanma, nemli ortama girmek.

Böbrek üstü bezlerinin ani bir stres ile uyarılmasına neden olan durumlar: Ani tansiyon düşmesi, ani şeker düşmesi, aşırı kanamalar, kalp krizi ve erken dönem sıcak çarpması gibi rahatsızlıkların belirtileri arasında aşırı terleme görülebilmektedir.

Bazı sistemik hastalıklarda da terleme ile ilgili bozukluklar oluşur.
Bunlar:

-Enfeksiyon hastalıkları: Ateşli hastalıklarda ateş, ani ve çok miktarda terleme ile düşebilir, özellikle zatüre, sıtma, tifo ve bademcik iltihaplanmalarında bu olay görülür.
-Hipertiroidi denilen tiroid bezinin aşırı çalışması da aşırı terlemenin bir nedenidir. Artmış metabolizma hızı ve vücut ısısı nedeniyle sürekli terleme oluşur.
-Menopoz ve menopoz öncesi durum da kadınlarda ani gelen aşırı terleme nedenlerinden biridir.
-Kanser rahatsızlığı özellikle de omurga çevresinde bulunan ya da “Mediasten bölgesi” denen alanda bulunan tümörler sempatik sistemi sürekli uyararak aşırı telemeye neden olurlar.
-Ağır kalp yetersizlikleri nefes darlığına neden olarak terlemeye neden olurlar.
-Akciğer rahatsızlıklarına bağlı nefes darlığı bir terleme nedenidir.
-“Raşitizm” denilen çocukluk çağı D vitamini eksikliği çocuklarda özellikle de kafa arkasında terlemeye neden olur, çocuklarda C vitamini eksikliği de terleme yapar.
-Sürekli kaygı oluşturan ruhsal sıkıntı durumları da sempatik sistem uyarısı ile terlemeyi artırır.
-Çocuklarda “Pembe hastalık” da denen “Akrodini” rahatsızlığı terlemeyi artırır, bu hastalıkta aşırı terleme ile birlikte el ve ayak parmaklarında ağrı, şişme ve pembeleşme olur.
-“Fenilketonüri” dediğimiz ve doğuştan gelen fenil alanin hidroksilaz enzimi eksikliğinde hastada gelişim ve zeka geriliği ile birlikte aşırı terleme gözlenir.

Böbrek üstü bezinin ani olarak uyarılması ile sempatik sistemin aktive olması, bunun sonucunda bol miktarda soğuk terleme ile karakterizedir. Nedenleri başlıca; şiddetli ağrılar (Böbrek taşı, doğum gibi), ani şeker ve tansiyon düşmesi, mide ve bağırsak kanamaları, iç kanamalar, böbrek üstü bezi tümörleri ve bazı psikiyatrik ilaçların kullanılması olarak sayılabilir.

Aşırı terlemenin bir hastalık belirtisi olup olmadığını anlamak için bazı tetkiklerin yapılması gerekmektedir, bu nedenle mutlaka bir dahiliye uzmanına başvurulmalıdır.


ellerin terlemesi, ellerimiz niçin terler, el terlemesinin nedeni, terleme hastalıkları,rahatsızlıkları, terleme bozukluğu

www.amerikadateshis.com-Hastalık Teşhisinize Amerikadan Değerlendirme



Bu uygulama
; daha önce koyulmuş olan teşhisinizi Amerika’nın en iyi hastanesinde ve branşlarındaki en iyi doktorlar tarafından tekrar gözden geçirmek , teşhisinizin doğruluğundan emin olmak ve bir kezde rahatsizliğiniza ait Amerika’da şu anda uygulanmakta olan en ileri ilaç ve tedavi yöntemlerine ait önerileri öğrenebilmeniz için kurulmuş bir sistemdir.

Methodist International ve Redstar Health Inc. arasında yapılmış olan bir işbirliği ve çözüm ortaklığına dayalı bu sistem tamamen sizi endişelerinizden kurtarmak , Amerika’ya gelmeden sorununuz ile ilgili teşhis ve çözüm önerilerini öğrenebilmek, bir anlamda Türkiye’de konulmuş olan teşhisinizin sağlamasını yapabilmeniz, hastalığınıza ait farklı bir yorum alabilmeniz için kurulmuş bir sistemdir.

Kısacası siz Amerika’da olsaydınız elinizdeki laboratuar tahlilleri, radyolojik tetkikler ve patolojik tetkikleriniz ile burada size ne teşhis koyulurdu ve hangi ilaç veya tedavi yöntemleri ile nasıl bir tedavi uygulanırdı? Sorularına yanıt bulunabilmeniz için Methodist International ve Redstar Health Inc. tarafından kurulmuş bir sistemdir.

www.amerikadateshis.com

amerikada teşhis, amerikada hastalık değerlendirmesi, www.amerikadateshis.com
 
SAĞLIKLI YAŞAM, HASTALIKLAR VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ.
Sağlık Sorunları ve Tedaviler, Bitkisel Tedaviler, Sağlıklı Beslenme ve Diyet, cinsel sağlık, cilt bakımı, güzellik.