Sağlık katılım Payları zamlandı...
Birinci basamak sağlık kuruluşları ve aile hekimliği muayenelerinde 2 lira, ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumlarında 8 lira, özel sağlık kurumlarında 15 lira katılım payı alınacak.
İkinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumları ile özel sağlık kurumlarındaki muayenelerde ise katılım payı tutarlarında 3 lira indirim yapılacak.
Kasıklarda Neden Mantar Oluşur?
Sürekli olarak bacak bacak üstüne atan kişilerde kasıklarda mantar oluşumu görülüyor. Bacak Bacak üstüne attığımız zaman havasızlık ve terleme nedeniyle kasık bölgelerinde mantar oluşuyor.
Ayrıca dar pantolonlar da mantar oluşumunu tetikliyor. Özellikle suni malzemelerden, naylon kumaşlardan yapılmış pantolonlar da mantara neden oluyor.
Doğal malzemelerden yapılmış pamuklu, yönlü, keten kumaşlardan mantara sebebiyet vermiyor.
Sentetik malzemelerden yapılan sandalyelerde uzun süre oturduğumuz zaman yine bu maddeler vücudun hava almasını engelleyip terlemeye neden olduğu için mantar oluşturabilir.
Kısa süreli oturmalar mantara sebebiyet vermiyor ancak uzun süre oturmak zorunda kalanlar da doğal malzemelerden yapılan yerlere oturmalıdırlar.
Japon Bilim Adamları kanserli hücreleri bir gen yardımıyla küçüklterek kanserli hastanın yaşam süresini uzatıyor. Hatta daha da geliştirilirse ilerde kanseri yok etmeye kadar gidebilir bu yöntem.
Kanserli hücre, derideki esnekliği sağlayan kolajen geniyle küçültülüyor.
Kolajen geni kanseri besleyen damarların büyümesini engelliyor ve kanser hücresinin küçülmesini sağlıyor.
Bilim adamları bu maddenin kanserde yeni damar oluşumunu engellediğini söylüyor ve kemoterapi ve radyoterapideki gibi yan etkilerinin de olmadığını söylüyorlar.
Genlerle yapılan bu tedavinin yan etkilerinin olmaması tedavinin en önemli artılarından.
Ağız kokusunun nedenleri nerlerdir ve bu kokuları nasıl önleriz?
1)Dişlerinizdeki çürükler ve diş eti itihapları ağız kokusunun önemli sebeplerindendir. Kendinizde böyle bir durum varsa mutlaka bir diş doktoruna gidin ve bu sorununuzu halledin.
2) Ağız içindeki eskimiş köprü ve diş protezleri zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara sebep olabilir. Ağzınızda bulunan eksik dişlerin boşluklarında da gıda birikmelerinden dolayı koku olabilir. Yine bunlar için de uygun tedavi yöntemleri yapılmalı.
3) Ağızınızın kuru olması ağız kokusuna sebep olur. Sakız çiğneyerek ağzınızda tükrük miktarını arıtrabilir ve bunun önüne geçebilirsiniz.
4) Yiyecek ve içeceklerinizde tarçın kullanın. Tarçın Ağıdaki mikroorganizmaları önleme özelliğine sahiptir.
5) Vücudunuzda su eksikliği olmasın. Günlük yeteri miktarda suyunuzu mutlaka alın.
6) Hastalıklardan veya başka sebeplerden dolayı burnunuz tıklalı kalmayın ve bu durumda uyumayın. Nefes borunuz ve ağzınızda kuru bir ortam oluştuğunda bu durum mikroorganizmalar için uygun bir yaşam ortamı olur.
7) Yediklerinizi iyi çiğneyin. Bu davranış ağzınıda daha fazla tükrük salgılanmasına ve daha az besinin ağzınızda kalmasına sebep olur. Ayrıca iyi çiğneme hareketleri ağızdaki mikroorganizmaların mideye giderek buradaki asitlerle yok olmasını sağlar.
8) Diş ipi kullanarak fırçanızın ulaşamadığı yerleri de temizleyin. Örneğin diş aralarında besin parçaları kalmasın.
9) Ağız kokularının önemli bir sebebi de sigaradır. Sigara içmeniz ağız kuruluğuna neden olur, dişlerin sararmasına neden olur. Böylece sigara ağız kokularını ve kötü görüntüleri de beraberinde getirir.

Oruç vücudu toksinlerden temizliyor. Oruç tutan insanlar Ramazan ayında düzenli bir şekilde beslendikleri için vücutları dinlenmiş oluyor.
Oruç Tutanların Şunlara Dikkat Etmeleri Gerekiyor
İftarda ve sahurda midelerini aşırı ve ani bir şekilde doldurup kendilerini rahatsız etmemelisiniz. Bu durum tansiyon yükselmesine neden olabilir.
Az ve aralıklı olarak yemek yemelisiniz. Çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı gıdalardan kaçınmak sizin için iyi olacaktır.
Hazmı kolay, midenizi yormayacak yiyecekler yemeyi tercih ediniz.
İftar sofrasında tadımlık türden yiyecekler olmalı.
En iyisi hafif bir çorba, bir sebze yemeği, etli de olabilir; ama fazla yağlı olmamalı.
Mutlaka yoğurt ve meyve tüketilmeli. İftarda yemeğe başlangıç için beyne doygunluk hissi veren çorba çok uygun bir yiyecektir. Çok ağır ve yağda kızartılmış tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli.
İftardan sahura kadar geçen vakitte bir öğün eklenip hafif gıdalar alabilirsiniz.
İftara peynir, zeytin gibi basit yiyeceklerle başlanması, normal yemeğe ise iftar saatinden 1-1.5 saat sonra geçilmesi daha iyi olur.
Normal bir insanın günlük su ihtiyacı 2-2,5 litredir. O nedenle mümkün olduğu kadar 6-8 bardak kadar su, gece boyunca mutlaka tüketilmeli. Bunun yanında meyve suyu, ayran gibi sıvı içecekler de alınabilir.
Aşırı dolu bir mideyle Teravih namazı kılmak sizi rahatsız edecektir. Bu nedenle iftarda çok fazla yemeden birazını namazdan sonraya bırakabilirsiniz.
Etiketler: oruçluların dikkat etmesi gerekenler, ramazanda beslenme, iftarda ne kadar yemeliyiz, sahurda ne kadar yemeliyiz, oruç tutanlara beslenme önerileri

AIDS aşısını daha da geliştirebilmeye yarayacak olan 2 tane daha antikor bulundu.Bu antikorlar HIV (aids virüsü) üzerinde denecek.
Aşı geliştirmede yardımcı olacak bu antikorlara ''bNAbs'' adı verildi. Sürekli değişime uğradığı için savaşması zor olan Aids Virüsü (HIV) üzerinde bu antikorların etkili olacağı söyleniyor.
Bilim adamları, araştırmalarında, Sahara-altı Afrika ve gelişmekte olan ülkelerin yanısıra Tayland, Avustralya, Büyük Britanya ve ABD gibi ülkelerdeki gönüllülerden gelen 1800 enfekte kan örneği üzerinde çalışıyorlar.
Etiketler: aids aşısı, hiv virüsü aşısı, aids hastalığı için antikor